İNANÇ VE DUA İLİŞKİSİNDE SOSYO-DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERİN DÜZENLEYİCİ ROLÜ

Read full text
Authors: Murat Çinici, Hatice KOÇ KANCA
Cited by: 1
References: 20

Abstract

Araştırmamız, Tanrı'ya inanma ile dua etme sıklığı arasındaki temel ilişkiyi ve bu ilişkinin bireylerin gelir düzeyi, medeni durumu ve yaşı gibi sosyo-demografik değişkenlere göre nasıl farklılaştığını incelemektedir. Dinî inancın davranışa dönüşümünün tekdüze bir süreç olmadığı, aksine bireyin içinde bulunduğu sosyal bağlama göre şekillendiği varsayımından yola çıkan araştırma, bu üç değişkenin düzenleyici rolünü test etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, modern toplumlarda "aidiyet olmadan inanma" gibi olguların tartışıldığı bir ortamda, Türkiye özelinde inanç-ibadet tutarlılığını veya farklılaşmasını ortaya çıkaran koşulları belirleyerek literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Araştırmada, Dünya Değerler Araştırması (WVS) 7. dalga kapsamında 2018 yılında Türkiye’de toplanan veriler kullanılmıştır. Analizler, eksik veriler ayıklandıktan sonra kalan 2288 katılımcı üzerinden yürütülmüştür. Bağımlı değişken olan "dua etme sıklığı" sıralı (ordinal) bir yapıya sahip olduğu için, analizlerde standart doğrusal regresyon yerine metodolojik olarak daha uygun ve güçlü bir yöntem olan Sıralı Lojistik Regresyon modeli tercih edilmiştir. Örneklemin ulusal temsiliyetini sağlamak ve çok aşamalı küme tasarımını dikkate almak amacıyla tüm analizlere WVS tarafından sağlanan anket ağırlıkları dahil edilmiştir. Ayrıca, modellerde cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenleri kontrol altına alınmıştır. Analiz sonuçları, her üç sosyo-demografik değişkenin de Tanrı'ya inanma ile dua etme ilişkisinde anlamlı birer düzenleyici role sahip olduğunu ortaya koymuştur. Basit etkiler analizi, hipotezlerle uyumlu olarak, inancın duaya yansıma olasılığının düşük gelirli bireylerde (OR = 7,29) yüksek gelirli bireylere (OR = 2,12) kıyasla üç kattan daha güçlü olduğunu göstermiştir. Benzer şekilde, hipotezi destekler biçimde, bu ilişkinin genç bireylerde (OR = 6,74) yaşlı bireylere (OR = 2,96) göre iki kattan daha güçlü olduğu saptanmıştır. Buna karşın, medeni duruma ilişkin hipotezin tersi bir bulgu elde edilmiştir; inanç-dua bağı evli bireylerde (OR = 3,21) değil, bekâr bireylerde (OR = 11,99) neredeyse dört kat daha güçlü bulunmuştur. Bu bulgular, din psikolojisi ve sosyolojisindeki önemli kuramsal tartışmalara ampirik veriler sunmaktadır. Gelir düzeyine ilişkin sonuçlar, ekonomik güvencesizliğin manevi yönelimleri pekiştirdiğini öne süren Varoluşsal Güvenlik Kuramı ile uyumludur. Yaş ile ilgili bulgular, genç kuşaklarda dinin daha bireyselleşmiş bir formda ve tutarlı yaşandığını düşündürerek modernleşme teorilerine katkı sağlamaktadır. Medeni duruma ilişkin beklenmedik bulgu ise Rasyonel Seçim Teorisi çerçevesinde yorumlanmış; evlilikteki duanın rutinleşmiş bir sosyal norm, bekârlardaki duanın ise daha özerk bir manevi ihtiyacın yansıması olabileceği tartışılmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, dinî inancın davranışa dönüşümünün toplumsal koşullara ne denli duyarlı olduğunu göstererek, dindarlık çalışmalarında bağlamsal faktörlerin önemini vurgulamaktadır.

Fields of Study & Subjects

Religion Spirituality and Psychology Psychological Well-being and Life Satisfaction Creative Drama in Education

Publication details

Journal / source
EKEV Akademi Dergisi
Publisher
Erzurum Kultur ve Egitim Vakfi
Issue
105
Pages
326–339
Publication date
29 January 2026
Language
TR