Modernleşme Sürecinde Toplumsal Kimliğin Korunmasında Halk Oyunlarının İşlevleri

View at publisher
Authors: Mehmet Karpuzcu, Zeynel TURAN
Cited by: 0

Abstract

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla birlikte başlayan modernleşme süreci, yalnızca siyasal ve ekonomik alanlarda değil, aynı zamanda kültürel yapıda da köklü dönüşümleri beraberinde getirmiştir. Bu dönüşüm, toplumsal yaşamın hemen her alanına yansımış; eğitimden sanata, hukuk düzeninden gündelik hayata kadar geniş bir etki alanı yaratmıştır. Modernleşme, geleneksel kimliği tamamen ortadan kaldırmak yerine onu yeniden tanımlayarak dönüştürmeyi amaçlamış, böylelikle toplumsal hafızanın sürekliliğini sağlayacak bir sentez ortaya çıkarmıştır. Dil, din, sanat ve toplumsal normlarla şekillenen geleneksel kimlik, modernleşmenin etkisiyle farklı bir boyut kazanmış; yerel değerlerle evrensel gelişmeler arasında yeni bir denge kurulmuştur. Bu süreçte halk oyunları, toplumsal kimliğin korunması ve aktarılması bakımından önemli bir araç haline gelmiştir. Halk oyunları yalnızca bir eğlence biçimi değil, aynı zamanda kültürel mirasın yaşatılması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve milli kimliğin pekiştirilmesi açısından işlevsel olmuştur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Halkevleri ve Köy Enstitüleri aracılığıyla halk oyunları sistematik bir şekilde derlenmiş, belgelenmiş ve eğitim süreçlerine dâhil edilmiştir. Böylelikle hem yerel çeşitlilik korunmuş hem de ortak bir ulusal kimlik inşasına katkı sağlanmıştır. Bireysel çabalar da bu gelişime önemli katkılar sunmuştur. Muzaffer Sarısözen, Ahmet Kutsi Tecer ve Mahmut Ragıp Gazimihal gibi isimler, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yürüttükleri derleme faaliyetleriyle Türkiye’nin folklorik zenginliğini kayıt altına almış ve gelecek kuşaklara aktarmıştır. Ayrıca Selim Sırrı Tarcan’ın geliştirdiği “Tarcan Zeybeği”, halk oyunlarının modern koreografi anlayışıyla sentezlenerek ulusal bir sembole dönüşmesine örnek teşkil etmiştir. Bu örnek, halk oyunlarının yalnızca geleneksel bir öğe değil, aynı zamanda modernleşme sürecine uyum sağlayabilen dinamik bir sanat formu olduğunu göstermiştir.1970’lerden itibaren halk oyunları akademik bir disiplin olarak ele alınmaya başlanmış; üniversitelerde ders, seminer ve araştırma konusu haline gelmiştir. Böylece halk oyunları, sadece folklorik bir unsur olmaktan çıkarak bilimsel çalışmalara konu edilen çok boyutlu bir alan hâline gelmiştir. Günümüzde ise halk oyunları, ulusal ve uluslararası etkinliklerde Türkiye’nin kültürel kimliğini temsil eden bir diplomasi aracı olarak kullanılmaktadır. Festivaller, sergiler ve akademik konferanslar aracılığıyla halk oyunları hem Türkiye’nin kültürel mirasını dünyaya tanıtmakta hem de farklı kültürlerle etkileşim kurmasına imkân sağlamaktadır. Sonuç olarak halk oyunları hem geçmişin izlerini taşıyan hem de modernleşme sürecine uyum sağlayan dinamik bir kültürel unsur olarak toplumsal kimliğin korunmasında ve yeniden inşasında merkezi bir rol üstlenmiştir. Bugün de halk oyunları, ulusal birlik ve beraberliğin sembolü olmasının yanı sıra, kültürel sürekliliğin en güçlü taşıyıcılarından biri olarak önemini korumaktadır.

Fields of Study & Subjects

Values and Moral Education Cultural and Sociopolitical Studies Music Education and Analysis

Publication details

Pages
258–266
Publication date
8 January 2026
Language
TR
Document type
Book chapter