3402 SAYILI KADASTRO KANUNU’NUN 12’NCİ MADDESİNİN ÜÇÜNCÜ FIKRASINDA ÖNGÖRÜLEN ON YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRENİN UYGULAMA ALANI
Abstract
Kadastro tutanaklarının kadastro mahkemesinde dava açılmadan kesinleşmesi ve buna istinaden tapu sicilinde gerçek hak durumuna aykırı olarak tescil işleminin gerçekleştirilmesi, maddi hak sahiplerini olumsuz yönde etkilemez. Bu durumda gerçek hak sahipleri, somut olayın özelliklerine göre başta tapu sicilinin düzeltilmesi davası (TMK m. 1025/f.1) olmak üzere çeşitli davalar açabilirler. Bu davalar, genel mahkemelerde (asliye hukuk mahkemesi) görülmektedir. Ne var ki, Kadastro Kanunu’nun (KK) 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, bu tür uyuşmazlıklara ilişkin olarak on yıllık bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu hükmün uygulama alanı, kadastro hukukunun temel tartışma konularından biri olup hem yargı kararlarında hem de öğretide anılan hükmün kapsamına ilişkin farklı yorumlar yapılmaktadır. On yıllık hak düşürücü sürenin uygulanabilmesi için, öncelikle dava konusu edilen hakların kadastro tutanaklarında belirtilmiş olması ve davanın kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak açılmış olması gerekmektedir. Bu şartlar gerçekleşmediği takdirde, on yıllık sürenin sınırlayıcı etkisinden söz edilemez. Çalışmamızda KK m. 12/f.3’te öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin uygulandığı ve uygulanmadığı durumlar ele alınacak ve olması gereken hukuk açısından önerilerde bulunulacaktır.
Fields of Study & Subjects
Legal Issues in Turkey
3D Modeling in Geospatial Applications
Property Rights and Legal Doctrine
Publication details
- Journal / source
- Türkiye Adalet Akademisi Dergisi
- Issue
- 65
- Pages
- 347–372
- Publication date
- 20 January 2026