DOĞRUDAN-DOLAYLI ZARAR AYRIMI VE SINIRLARI
Abstract
Türk Borçlar Kanunu’nun satış sözleşmesinde satıcının zapt ve ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümleri, sorumluluk hukukunda yabancı olduğumuz iki zarar türüne ilişkin yasal düzenlemeler içermektedir. Gerçekten, TBK m.217 ve TBK m.229’da sözleşmeden dönme haline özgü olarak satıcının doğrudan ve dolaylı zararları tazmin borcu düzenlenmiştir. Doğrudan zararın giderilmesi yükümlülüğü kusursuz sorumluluk esaslarına tabi tutulmuşken, dolaylı zararın tazmini satıcının kusurlu olmasını gerektirir. Bir yasal düzenleme içinde hem kusursuz hem de kusurlu sorumluluğun hükme bağlanması istisnai niteliktedir. Öte yandan, söz konusu zarar türlerinin yalnız satış sözleşmesinde satıcının zapt ve ayıptan doğan sorumluluğuna özgülenmesi de dikkat çekicidir. Zira, kanun koyucu diğer isimli sözleşmelerde doğrudan ve dolaylı zarar türlerini benimsememiştir. Açıklanan gerekçeler, kanunda tanımlanmamış ve kapsamı belirlenmemiş olan doğrudan ve dolaylı zarar türlerinin incelenmesi zaruretini gösterir. Zira, kusursuz sorumluluğa bağlanan doğrudan zararın kapsamı ne kadar genişletilirse satıcının, kusurlu sorumluluğa tabi kılınan dolaylı zararın çerçevesi ne kadar esnetilirse alıcının mağdur olabileceği bir gerçektir. Bundan dolayı, doğrudan ve dolaylı zararın birbirinden nasıl ayırt edilebileceği ve özellikle de hangi zarar kalemlerini içerebileceği tespit edilmelidir. Diğer taraftan, uygulamada sıklıkla karşımıza çıkan ayıbı takip eden zarar kavramının anlamı ve doğrudan-dolaylı zarar türleri arasındaki yerinin saptanması da büyük önem taşır. Bu suretle, doğrudan ve dolaylı zarar türlerinin ayrıntılı olarak ele alınmasının hem doktrin hem de uygulamaya yarar sağlayacağı şüphesizdir.
Fields of Study & Subjects
Comparative International Legal Studies
Legal principles and applications
European and International Contract Law
Publication details
- Journal / source
- Türkiye Adalet Akademisi Dergisi
- Issue
- 65
- Pages
- 261–282
- Publication date
- 20 January 2026